Sabrın Hikmetleri

cropped-sds.jpg“Sabır iman yüzünden baş tacı olur. Sabrı olmayanın imanı da yoktur. Peygamber “Sabrı olmayanın imanı tamam değildir” demiştir.” (Mesnevî, II: 606-607)

“Acelecilik, çabukluk şeytanın hilesindendir. Sabır ve hesaplı olmaksa Cenab-ı Hakk”ın lutfudur.”(Mesnevî, V/2579)

“Tespihlerinin ruhu sabırdır. Sabır, başlı başına bir tespihtir. O derecede hiçbir tespih yoktur. Sabırlı ol. “Sabır, kurtuluşun anahtarıdır” Sabır, sırat gibi insanı cennete ulaştırır.” (Mesnevî, II/3175-3177)

“Kul, gece gündüz Hakk”a ağlayıp yakarır, derdinden dolayı yüzlerce şikâyette bulunur.

Cenab-ı Hak da ona: “Ey bîçâre, dert ve mihnet seni doğru yola çıkarır.

Ey kusurlarla dolu olan; şikâyetini, seni bizden uzaklaştıran nimetlerden et.”

Gerçekte her düşman, sana bir ilaç, faydalı ve ferahlandırıcı bir kimyadır.

Zira onlardan kaçar, Cenab-ı Hakk”ın lütuf ve yardımlarına iltica edersin.

Seni Hak”tan başka şeylerle meşgul eden dostlarınsa, hakikatte düşmanlarındır.

Porsuk adında bir hayvan vardır, boyuna dayak yedikçe semirir.

Onu dövdükçe daha iyileşir, sopa vuruldukça semizleşir!

Gerçekten müminin nefsi de bir porsuk gibidir, zahmet ve mihnet onu güzelleştirir, semirtir.

Bu sebepten peygamberler cevr ü cefaya uğramış, halktan daha çok meşakkat çekmişlerdir.

Zira canları da diğer canlardan daha temiz, daha üstündü. Onun için başkaları, onların çektiğini çekmedi.

Deri, ilaçlarla belâlara katlanıp, sonunda öyle Tâif derisi gibi güzelleşir.

Ona acı ve keskin ilaçlar sürülmeseydi, tamamen işe yaramaz ve pis pis kokardı.

İnsan da tabaklanmamış deri gibidir; rutubetten bozulur, ağır ağır kokar.

Sen ona bol bol acı ve keskin ilaçları sür de; o, güzelleşip, temizleşip, kıymetlensin.

Buna gücün yetmezse, Cenab-ı Hak sana istediğinin dışında bir maraz verince ona rıza gösterip sabret.

Dosttan gelen belâ seni temizler. O”nun ilmi senin tedbirinden üstündür.” (Mesnevî, IV:91-107)

Dertler kul için imtihandır

Altın ateşte, insan mihnette belli olur. İnsanın gerçek şahsiyeti dertlerle denendiği zaman ortaya çıkar. Mevlânâ kısaca açıklar:

“Dost, hiç dostun zahmetinden kaçar mı? O zahmet içtir, dostluksa onun kabuğu.

Gam çeken dost için muhabbetin şartı mihnete, derde, belâya katlanmaktır.

Dost altın, belâ da ateş gibidir. Ayarı hâlis olan altın ateşe razıdır.” (Mesnevî, II:1472-74)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s